İNSANLIĞA KARŞI ZULMÜN DE SONU VAR -///=> ANP
İNSANLIĞA KARŞI ZULMÜN DE SONU VAR
2018-03-07  

İNSANLIĞA KARŞI ZULMÜN DE SONU VAR

Roni Alasor (bir yazı ve tanıkların dilinden): Zulüm, zalimin sonunu hazırlar. Zalimın zulmünün dozu arttıkça, sonu daha da yaklaşır ! İki örnek ; Hitler ve Saddam. Bugün Hitler’e ait bir mezar taşı bile yok. Saddam, Orta Doğu’da hasta beyinli yoldaşlarına ibreti alem olsun diye yılbaşı müjdesi olarak darağacnda sallandı ...

Hastalıklı bir ideoloji olan faşizm uğruna amcası Adolf Hitler tüm Almanya’yı-Avrupa’yi-dünyayı kana buladi. Ancak 1945 baharında faşizme karşı insanlığın zaferleri yakınlaştıkça o saklandığı karanlık delikte tir-tir titroyor son hesabını yapiyordu. Yoldaşı İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi potana Clara Petacci 28 Nisan 1945`te kurşuna dizilmiş cesetleri ibretlik olsun diye bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edilmişti. Bu, Adolf`u oldukça korkuttu, ayakları adeta felç olmuş yürüyecek takadı kalmamıştı bu insanlık düşmanının. Aradan 2 gün geçmeden, 30 Nisan 1945 tarihınde, insanlardan uzak saklandığı bir delikte büyük bir can çekişiyordu Adolf. Daha önce aldığı son kararını bir kez daha düşündü, intihar son çaresi idi. Ancak geride hiç bir tanığın kalmaması gerekirdi. O, intihar etmeden önce yanında kalan son kişiyi de öldürtecekti. Yaptıklarının hesabını vermeden, sonu dostu Mussolini gibi olmadan. Yanında kalan sadık aşkı Eva’yi intihara zorladi, siyanür kapsülünü, en büyük aşkı Eva’nın ağzında kırdırttı, kırılan kapsül hemen etkisini gösterdi. Eva Hitler’ın gördüğü son insan oldu. Irk-vatan-kan-şehit gibi faşizme özgü kavramları kullanarak on milyonlarca insani ve sürü gibi ardından giden milyonlarca Almanı öldürtükten sonra, sıra kendisine gelmişti ; Adolf yanlız kalmıştı, titredi ve kendine geldi, ’nein neine nein !!!’ diye bağırarak kendine ait tabancayla beynine son kurşunu sikip büyük bir utançla intihar etti; Lağım torbası gibi yığıldı kaldı... İnsanlığın başına musaalat olan bu hasta beyinliye AİT BUGÜN BİR MEZAR TAŞI BİLE YOK !

Aradan 73 yıl geçti ama bugün hala dünyada ders kitaplarında bile kendisine lanet okunuluyor. Hitlerin trajik sonu ve bu hasta beyinlinın Almanya, Avrupa ve dünyaya getirdiği korkunç yıkımı bir tarafa bırakıp, yaşadığımız Orta Doğu`nun coğrafyasının en son kanli zalimlerinden birine, milyonların gölgesinden bile korkup selam durduğu kanalizasyon deliğinde yakalanan Saddam`a gelelim:

Yıl 2003: Merkezi Başurê Kurdistan’da olan Amerikan ordusunun "Task Force 121" adlı özel bir askeri birimin görevi, Saddam rejiminin üyeleri olan "en çok arananlar" listesindeki 55 kişiyi yakalamaktı. Task Force 121, Saddam rejiminin diğer üyelerini teker teker yakalarken, Saddam Tikrit yakınlarında bir kanalizasyonda saklanıyordu. Önce en yakın güvendiği koruması Mohammed İbrahim Omar al- Musslit yakalandı, en güvendiği kişi canını kurtarmak ve para karşılığında bülbül gibi çözülmeye başladı ve tanrısına ihanet etti...

"Task Force 121` adlı özel birimine çevirmen olarak çalışan Iraklı Samir anlatiyor; Saddamın en güvendiği kişi Mohammed İbrahim Omar al- Musslit ağlamaya başladı. `Beni öldürmeyin, çok geç olmadan sizi Saddam`a götüreceğim dedi.

Task Force 121 kuvvet birimleri, korkusundan titreyen saddamın en güvendiği adamın gösterdiği kanalizasyon kapağının kulplarını çekti: Iraklı tercüman Samir inanmayan gözlerle bakıyordu; "Saddam`ı hep televizyonda kahraman, güçlü, korkunç adam olarak görüyorduk. O küçük, pis deliğin içinde olduğuna inanamadım, çok pis kokuyordu. Askerlerden biri delikten içeriye ateş etti ve içeriden bir çığlık geldi. Askerlerden biri "Samir, gel ve onunla konuş. Öldürülmeden önce dışarıya çıkmasını söyle" diye seslendi.

Samir deliğin başına geldi ve karanlığın içine baktı. Task Force 121 askerleri deliğe bakıp,"ellerini havada görmek istiyorum, ellerini havaya kaldır" diye bağırdılar. İçeriden Arapça ses yükseldi; "Beni öldürmeyin!.. Ateş etmeyin!.. Ateş etmeyin!.. Samir ellerinden tuttuğu anda diğer askerler de elbiselerinden, saçından, sakalından, tutabildikleri her yerinden tutarak Saddam`ı kanalizasyondan dışarı çekmeye başladılar. Pis kokulu delikten dışarı çıkarılıp toprağın üstüne atıldığında Saddam`ın ağzından İngilizce olarak tek bir cümle çıktı; "Amerika"... Görünüşü tüyler ürperticiydi. "Çok yaşlı ve yorgun görünüyordu. Ayrıca korkmuş ve şok olmuştu, titriyordu, kokusu dehşet saçiyordu.... Saçı, sakalı uzamıştı. Saçları yağ içindeydi. Kim bilir ne kadar zamandır banyo yapmıyordu."

Askerler Saddam`ın üzerini arayıp ellerini kelepçeledikten sonra Iraklı Samir Saddam`a seslendi : "Ülkemi mahvettin. Televizyonda verdiğin sözlere ne oldu? Koalisyon kuvvetleriyle savaşacağını söylemiştin ama yapmadın. Sen korkak bir adamsın. Ordun nerede? Korumaların nerede? Senin için savaşacağını söyleyenler nerede? Hiç kimse senin için savaşmak istemiyor. Kanalizasyon faresi gibi bu delikte saklanıyorsun!"

Saddam şaşırmıştı ne söyeleyeceğini bilmiyordu, utanç dolu bir bakışla mırıldandı : "Benim için savaşan insanlarım var`` (!) ... fare deliğinde çıktığına utanmayan bu rezil i ruswa hala sayıkliyor ve hayal görüyordu...

Samir sakallarından tutup Saddam`ı sallamaya ve bağırmaya başladı; "Kürtleri öldürdün! Şiileri öldürdün! Ülkeyi mahvettin!" ve ardından Saddam`a vurdu. "Beni çok kızdırdı ve yüzüne yumruk atmak zorunda kaldım." Bunun üzerine Amerika askerleri Samir`i Saddam`dan uzaklaştırdılar...

Helikopterin kendilerini alması için beklerken Samir, Saddam`a "yıldızları görüyor musun" diye sordu. Saddam, "yıldızlara bakmadığını" söyledi, Allah`a bakiyorum dedi (!) Bu cevapla Samir`in tepesi attı; "Allah kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyorsun rezil !... halkına ülkene bunca kötülükleri ve katliamlarınin hesabini nasil vereceksin ! .. Aşırı bir ruh hastalığına kapılan saddam kanalizasyonda yakalanmasına rağmen o hala allah islam ve din adına savaştığını, bir milyondan fazla kendi vatandaşını bunun için katlettiğine inaniyordu... dünyanın lanetle andığı bu zavallı korkak halklara karşı işlediği ağır suçlardan dolayı 2016-2017 yılbaşından bir gün önce ibreti alemlere müjde olsun diye idam edildi...

İNSANLIĞA KARŞI ZULMÜN DE SONU VAR: Zulüm, zalimin sonunu hazırlar.  Zalimın zulmünün dozu arttıkça, sonu daha da yaklaşır !



Print


.
2018-03-07 - 04 :19    İNSANLIĞA KARŞI ZULMÜN DE SONU VAR
2016-12-03 - 17 :56    SABAH`ın REZALETİ ve UTANÇ HABERİ
2016-01-22 - 16 :31    Qazî MIHEMED: DÜŞMANLARINIZA ALDANMAYIN
2016-01-07 - 15 :30    KÜRT TARİHİNIN GİZLİ HAZİNELERİ AÇIKLANIYOR
2015-05-24 - 00 :52    Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler
2015-05-24 - 00 :35    “Azeriler ve Ermenilerin Kürdlere karsi soykırımi”
2015-03-28 - 07 :54    Arap şövenistleri Rojavayı nasıl Araplaştırdı ?
2015-03-28 - 07 :43    Susuz Hoşgeldi köyünden Başbakan Davutoğlu’na çağri
2014-12-20 - 08 :33    ŞENGAL işit vahşetinden KURTARILDI !
2014-04-26 - 17 :07    Kürt imamlardan Ermenilerin korunması için fetva
2012-12-05 - 16 :43    Ninelerimizin Ermeni komşuları
2012-11-24 - 15 :54    Müslümanlar Ermenilerin nesi olur?
2012-08-18 - 00 :21    Rusya’nın Ortadoğu politikası
2012-04-03 - 02 :37    Sabri Atman : Süryani Soykırımı kabul edilsin
2012-01-17 - 00 :26    Federal Kürdistan’da politik islamin anatomisi
2011-12-28 - 00 :12    Diken : Fıleleri kaybettiğimizde coğrafyamiz da yoksullaştı
2010-11-21 - 01 :11    Cumhuriyet Kürdlere Ne Kazandırdı?
2009-08-27 - 23 :26    Kafkasya Kürdistan`ının iadesi
2009-02-17 - 02 :45    Burkay : Din-Siyaset ilişkileri-3
2009-02-13 - 01 :44    Burkay: Din-Siyaset ilişkileri-2



About us  |  Contact information
Copyright 2008, ANP. All rights reserved.
Powered by Med Diplomatic